GÜZELLİĞE BAKARMISINIZ

29/6/2009 · Kategori: yasam









dostluk

8/6/2009 · Kategori: yasam

DOSTLUK HAFTASI ÖZEL

Hayatta pek çok insanla karsılaşırsın.

Ama sadece gerçek dostlar senin kalbinde bir iz bırakır. 

 



İstenmeyen şeyler bir tehlikeyle ilgilidir.
Eğer birisi seni aldatmışsa bu onun sucudur.
Eğer o kişi seni pek çok kere aldatmışsa bu senin sucundur.

Akilli insanlar yeni fikirleri tartışırlar.

Normal insanlar sonuçları tartışırlar.
Küçük insanlarsa başka insanları tartışırlar.


Kim para kaybederse çok şey kaybetmiştir.
Kim bir dost kaybetmişse daha fazlasını kaybetmiştir ve kim inancını kaybetmişse her şeyini kaybetmiştir.

Başkalarının hatalarından öğren, kendi hatalarından öğrenemeyecek kadar kısa bir ömrün var.



Dostum, sen ve ben, eger yeni birisini getirirsen üc kisiyiz demektir.
O zaman bir grubu olusdururuz.
Ve bir arkadas cevresi.
Hic bir zaman bir baslangic yada son yoktur


Dün geçmiş idi Yarin bir bilmece bugün ise bir hediye

Bu hafta uluslararası dostluk haftası
Bütün arkadaşlarına onlarla ne kadar ilgilendiğini göster.
Bu mektubu arkadaş olarak gördüklerine gönder.
Eğer geri gelmişse, mutlu ol, çünkü bir arkadaş çevren olduğunu biliyorsun.



Bir gün bunalırsan ve sıkıntını paylaşmak istersen beni ara... İki elim kanda olsa gelirim, sıkıntını yok ederim... Bir gün ağlayacak gibi olursan da ara beni... Seni belki güldüremem ama, söz veriyorum, senle birlikte ağlayabilirim...Bir gün uzaklara kaçmak istersen beni aramaktan çekinme... Seni belki durduramam ama, senle birlikte koşabilirim...Bir gün herhangi bir konuda kararsız kalırsan ara beni... Seni senden fazla düşünür sana fikirler verebilirim...Bir gün kimseyi dinlememeye karar verirsen de ara beni... Ağzımı açmayacağımı, söylemediklerini bile dinleyeceğimi bil...Bir gün beni üzdüğünü düşünürsen de çekinme, yine ara beni... Göreceksin, sana kıyamam, kızamam, üzemem seni... Bir gün beni ararsan ve benden bir karşılık alamazsan... Söz ver : o zaman sen ulaşmalısın bana...Çünkü, o an bir meleğe gereksinim duyduğumu bilmelisin...  
ÇÜNKÜ... BİZ DOSTUZ

!...Duygularını anlat ...!

14/5/2009 · Kategori: yasam

Saklanan veya baskılanan heyecan ve duygular gastrit, ülser, bel fıtığı, bel ağrıları gibi hastalıklara yol açar. 
Zamanla, duyguların bastırılması kansere dönüşür.
Öyleyse, sırlarımızı, hatalarımızı birileriyle paylaşmalıyız! 
Diyalog, konuşma, kelime çok güçlü birer ilaç ve mükemmel birer terapidir! 
Eğer hasta olmak istemiyorsan...
Eğer hasta olmak istemiyorsan...
...Karar Vermelisin..
Kararsız kişi güvensiz, endişe ve ıstırap içinde olur. 
Kararsızlık, sorunları, endişeleri ve çatışmaları çoğaltır.
İnsanlık tarihi kararlardan oluşur.
Karar vermek, diğerlerinin kazanması için vazgeçmeyi ve avantajları kaybetmeyi kesinlikle bilmektir. 
Kararsız kişiler mide rahatsızlığı, sinir hastalıkları ve cilt sorunlarının kurbanıdırlar.
Eğer hasta olmak istemiyorsan. ..
...Olduğundan Farklı Yaşama.
Gerçeği saklayan, rol yapan, her zaman mutlu olduğu görüntüsü veren, mükemmel görünmek isteyen kişi tonlarca ağırlığı biriktirmektedir. 
Ayağı kilden olan bronz bir heykeldir. 
Aldatıcı görünerek yaşamak kadar sağlık için kötü bir şey yoktur. 
Kaderleri ilaç, hastane ve acıdır.
Eğer hasta olmak istemiyorsan. ..
...Kabullen.
Reddedicilik ve kendine saygı eksikliği, kendimizi kendimize yabancılaştırır. 
Kendimizle barışık olmak sağlıklı yaşamın anahtarıdır. 
Bunu Kabul etmeyenler kıskanç, taklitçi, aşırı rekabetçi ve yıkıcı olurlar.
Eleştirileri kabullen. 
Bu bilgelik, akıllılık ve terapidir.
Eğer hasta olmak istemiyorsan. ..
...Çözümler Bul.
Olumsuz kişiler çözüm bulamazlar ve sorunları büyütürler. 
Üzülmeyi, dedikoduyu ve kötümserliği tercih ederler. 
Karanlığı kovmak için kibrit yakmalı. 
Arı ufacıktır fakat varolan en tatlı şeylerden birisini üretir. 
Biz NE düşünüyorsak oyuz. 
Olumsuz düşünce, hastalığa dönüşen negatif enerji üretir. 
Eğer hasta olmak istemiyorsan. ..
...Güven.
Güvenmeyen kişi iletişim kuramaz, açık değildir, derin ve sağlam ilişkiler geliştiremez, gerçek arkadaşlıkları nasıl kurabileceğini bilemez. 
Güven olmadan, bir ilişki de olamaz. 
Güvensizlik sendeki inancın azlığıdır.
Eğer hasta olmak istemiyorsan. ..
...Hayatı Üzgün Yaşama.
Mizah. Kahkaha. Huzur. Mutluluk. 
Bunlar sağlığı güç verir ve daha uzun bir yaşam getirir. 
Mutlu kişi yaşadığı çevresini geliştirir.
"İyi mizah bizi doktorun elinden korur". 
Mutluluk sağlık ve terapidir.
Bu mesaji saglik ve mutluluk icin sevdiklerinle paylas..

GÖRELİM MEVLA NE EYLER NE EYLERSE GÜZEL EYLER

6/5/2009 · Kategori: yasam


Bir gün okyanusta yol alan bir gemi kaza geçirerek battı.
Gemiden sağ kurtulan adamı, dalgalar küçük, ıssız bir adaya kadar sürükledi.

Adam ilk günler kendisini kurtarmasını için Allah'a yakardı ve yardım bulurum umuduyla ufka baktı.Ama ne gelen oldu, ne giden…
Daha sonra rüzgardan, yağmurdan ve zararlı hayvanlardan korunmak için ağaç dallarından ve yapraklardan bir kulübe yaptı.
Sahilde bulduğu, gemiden arta kalan konserve, pusula gibi eşyaları bu kulübeye koydu.
Günler hep aynı şekilde geçiyordu.
Balık avlıyor, pişirip yiyor ve ufku gözlüyor, kendisini kurtarması için Allah'a dua ediyordu.
Bir gün tatlı su getirmek için yürüyüşe çıkmıştı, geri döndüğünde kulübesinin alevler içinde yandığını gördü.
Duman, dans ede ede göğe yükseliyordu.
Başına gelebilecek en kötü şeydi bu.
Keder ve öfke içinde donakaldı.
Şimdi bu ıssız adada, başını sokabileceği bir kulübe bile kalmamıştı.
"Allah'ım, bunu bana nasıl yapabildin?" diye feryat etti.
O geceyi keder ve üzüntü içinde geçirdi.
O kadar dua ettiği halde, başına bu olay geldiği için sitemler etti.
Ertesi sabah erken saatlerde, adaya yaklaşmakta olan bir geminin düdük sesiyle uyandı!

Bitkin adam kendisini kurtaranlara sordu; "Benim burada olduğumu nasıl anladınız?"

Cevap onu hem şaşırttı, hem de utandırdı: "Dumanla verdiğiniz işareti gördük!"
 

Canımızı sıkan, göz yaşlarımızı inci gibi döküveren olaylar sessiz bir kurtuluş çağrısı, bir mutluluk davetiyesi belki de…
İlk bakışta dayanılmaz gelen acı anlar, sonrasında kalbimizi kuş gibi hafifleten, ruhumuzu ısıtan tatlı tecrübelere dönüşüyor.

Aydınlıkta seçemeyeceğimiz bir ışık, karanlık basınca fenerimiz oluyor.
Keyfimiz yerindeyken burun kıvırdığımız tavsiyeler, yaslı anlarımızda imdadımıza yetişiyor.
İyilik hallerinde sırt çevirdiklerimiz, zor anlarda sırtımızı dayadıklarımız oluyor.

 
Hikayede yanan kulübenin dumanıyla kurtuluş umudunun yeşermesi gibi,
yaşamımızdaki kırık dökükler, yıkıntı ve ziyanlar,
kayıp ve yenilgiler yenilenmenin, yeniden doğuşun tohumlarını ekiyor aslında…
               Acı, derinlerinde gizlenen tatlı hediyelerle dolu.
           
Yapmamız gereken, yaradanın işine karışmamak sabırlı olmak ve duanın sonucunu beklemek unutmayalımki görelim mevla ne eyler ne eylerse güzel eyler

AKILLI OLMANIN 41 YOLU

24/4/2009 · Kategori: yasam

Her duyduğunuza, her gördüğünüze inanmayın. Görünenin ve duyulanın ardındakini araştırın.

2.      Kalbinizin söylediği yer, hiç bilmediğiniz, hiç uğramadığınız bir yer de olsa gidip bakın.

3.      Ne istediğiniz kadar ne istemediğinizi de bilin. Bu, karar verme aşamasında daha belirleyici bir kriterdir.

4.      Tecrübeli kişilerin önerilerini kulak arkası etmeyin. Onlardan daha zeki ve daha bilgili olduğunuzu düşünseniz bile.

5.      Burnunuzun dikine gitmeyin. İnat, kimi zaman engelsiz bir yolda bile önünüze engebeler çıkarabilir.

6.      Talihinize fazla güvenmeyin. Şimdiye kadar yüzüne gülmüş olması bundan sonra da öyle olacağı anlamına gelmez.

7.      Neyi bildiğiniz kadar neleri bilmediğinizin de farkında olun. Bilmedikleriniz bazen daha sadık yol göstericidir.

8.      Kendinize boy aynasından şöyle bir bakın. Başkalarının gözünde nasıl bir imaj yarattığınızı, söz ve davranışlarınızın nasıl etkiler bıraktığını keşfedin.

9.      Yaptıklarınızı, söylediklerinizi ve söylemediklerinizi sorgulayın. Bunlar sizi, kimliğinizi oluşturur.

10.  Bir insanı değerlendirirken onun hakkında diğerlerinin ne söylediğinden çok, onun diğerleri hakkında neler söylediğine bakın.

11.  Olayların görünen yüzü sizi kandırmasın, aklınızı çelmesin. Hakikat madalyonun görünmeyen yüzünde saklı olabilir.

12.  Özgür fikirli olun ama sabit fikirli olmayın.

13.  Her işi zamanında yapın. Vaktini aşan görevler hem kafanızı karıştırır hem huzurunuzu kaçırır.

14.  Güveneceğiniz insanları iyi seçin.

15.  Esnek olun. Şartlara, yere ve duruma göre pozisyon almayı bilin.

16.  Çok boyutlu düşünün. Duruma, hoşunuza gitmeyen pencerelerden de bakmaya cesaret edin.

17.  Olayları ve soruları sadece kendi istek ve ihtiyaçlarınız açısından değerlendirmeyin.

18.  Kusur bulmak yerine, tamir etmenin ve onarmanın yollarını arayın.

19.  Ne zaman konuşmanız, ne zaman sessiz kalmanız gerektiğini, bunların hangisinin ne zaman etkili olduğunu bilin.

20.  Paranoyak olmayın ama tedbiri de elden bırakmayın.

21.  Başkalarının hayal ve ideallerine saygı gösterin.

22.  Ağnızından çıkanlara dikkat edin, geriye dönüşü olmayan sözleri etmekten sakının.

23.  Toplumca genel kabul görmüş ve sorgulanmayan kaidelere yeri geldiğinde şüpheyle bakmayı bilin.

24.  Sır vermekte cömert davranmayın. Her zaman kendinize sakladığınız bir sırrınız olsun.

25.  Başkalarının dürüst olmadığından şikayet etmeden önce kendi yalanlarınızı gözden geçirin.

26.  Vicdanınız rahat mı? Bunu kendinize sık sık sorun.

27.  İnsanları söyledikleri kadar söylemedikleriyle de değerlendirin.

28.  Peşin hükümlerden kaçının. Gerçek sanıların tam tersi olabilir.

29.  Öfkeli zamanlarınızda karar almaktan ve uygulamaya koymaktan kaçının.

30.  Eşref saatinizi bilin. Hangi durumlarda motivasyonunuzun azaldığını ve veriminizin düştüğünü bilin ve bu doğrultuda bir çalışma planı hazırlayın.

31.  Doğru şartların oluşmasını beklemek yerine doğru şartları yaratın.

32.  Üzülmek konusunda da sevilmek konusunda da acele etmeyin.

33.  Evet derken de hayır derken de iyi düşünün.

34.  Haksızlığa tepki göstermekten çekinmeyin. Unutmayın ki, bugün başkasının kapısını çalan adaletsiz bir el yarın sizinkine de dayanabilir.

35.  Hatanızı bilin, hatalarınızı bir öğretmen ve tecrübe kaynağı yapın.

36.  Başarısızlığınızın bahanelerini değil sebeplerini bulun. Bahaneler başarısızlığı haklı çıkarmaktan ve sizi çaresiz bırakmaktan başka bir işe yaramaz.

37.  Her rüzgara göre nasıl dümen kıracağınızı bilin.

38.  Ne emreden olun ne de kendisine emredilen.

39.  Bir şeyi kaybederken aslında bir çok şeyi kazanmış olabileceğinizi unutmayın.

40.  Hatırladığınızda canınızı yakan şeyleri unutun gitsin.

41.  Cesarete ve ümide ihtiyaç duyduğunuz zamanlarda, cesaretlendirecek ve ümitlendirecek birini bulun.

« Önceki ::